o kadar sıkıldım ki hayatım okul duş uyku şahane 3lüsünün emrinde... sert kalemim naif duygularım dolabımda hep asılı olan ama giyilmeyen kıyafetlere benziyor... hatta onlar da birbirleriyle kombine olamıyorlar.. sahibeleri nasıl olsun:) ayar vermek istiyorum beni kızdıranlara '' sen nesin ki kimsin ki '' diyesim geliyor.. amma velakin yanlış anlaşılmayayım zira en çok korkup taktığım durumdur severim aslında insancıkları... kızdığım şey rutinlik onu anlayamıyorum aklımın çeperlerini zorluyor benim elimde fırçam olmalı kalemim olmalı ...yoksa ruhum dilim dilim oluyor sıradan insanların rutinliklerinde.... onları aşağılamıyorumm a ama benim dünyamda hep harfler var farklı dillerde... bir de kafamda hep çalan bir müzik kutusu var ipoda gerenk kalmıyor:) hoca ders anlatıyor mesela öyle bir yorum yapıyor ki nasıl sığ benim diyen eşek öle yapmaz... hayır ne yapsam sasırıyor.. zaten sürü olanların içinde çıkıp bakın karsınızda her oturanı biat edecek koyunlardan zannetmeyin diyesim geliyor... naiade çık tahtaya ver ayarı hocaya topla en şahanesinden ffleri diyor şeytann.. aklım da annen yapma dedi bak o da hoca .. sakin ol farkındalığı sen mi vercen duyarlı hatun sen mi olacan diyor .. onlar konusurken bn notlarımı yazmış hocanın da notunu vermiş olarak sürümden ayrılıp kahve içmeye gidiyorumm.ancak kısa süreli endorfin patlamaları zamanın üstüme doğru gelişini slow motion aşk filmine çeviriyor... aslında aşk filmlerini de sevmem.. action olsun tarihi olsun azcık felsefi olsun mis mis derim...
Zira hatuNİ özelliklerim sınırlı ve derin olduğundan surete değil sirete bakın derim :)
Ha böyle yazan bir blogger arkadaş gördüğümde herhalde çok çirkin demiştim yok ben öle değilim elim ayağım yerinde aklım hariç:)
Bir de ifrat tefrit olmasam rahibelerle ile fahişeler hep yan yana hayatımda.... sessizliğimle bütünleşmiş gerçek ve emin olduğum hoşgörümü zorluyorlar cevap vermediğim için ... nasıl insanlarsınız siz !!! susuyorum diye onaylıyor değilim yargılamıyorum diye ayıplamıyor da değilim içimden ...sesler harf olmasın kalbe girip yer etmesin diye öyle sessizce kendimi kendime anlatıyorum.. ama çok fena olcak çünkü ilk defa farklı arkadaşlarımın olmasıyla övünen ben arada birisinin ahlaksızlığı yüzünden yaftalandım kulaklarımın duymadığı çirkin kelimelere maruz kaldım sevdiğim bir insan söyledi üstelik... öyle sarstı ki beni kin nefret dalgalandı midemde... zira üniversitenin vermiş olduğu o karma duygusu benim için yabancı değildi.. ama lisede de böylelerine yardım etmeye çalışmış ve sevdiklerimi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmıştım.ama çok değer verdiğim birisinin dediği gibi ''bazılarının kalpleri mühürlenmiştir ne yaparsan yap kötülük onlara iyilikmiş gibi gözükür '' demişti.. ne kadar da haklıymışş.. onu anladığınızda ortaya çıkan hüsran duygusu var ya hiç öyle bir yenilgi yaşamamıştımm...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder